Günümüzün rekabetçi iş dünyasında, şirketlerin en değerli varlıklarından biri olan fikri mülkiyet haklarının korunması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, gizlilik sözleşmeleri (NDA — Non-Disclosure Agreement) şirketlerin ticari sırlarını, patentli teknolojilerini, müşteri bilgilerini ve diğer hassas verilerini korumak için sıklıkla kullanılan bir hukuki araçtır.

Bu yazımda aslında NDA kavramına daha farklı bir bakış açısı katmayı hedefliyorum.

İş hayatında hukuki konular daha gözardı edilerek zaman zaman birlikte iş yaptığımız her paydaşımıza ticari sır niteliğindeki bilgileri bol keseden dağıtıyoruz.
Hatta bir çok işte artık anlaşma aşamasına geldiğimizde NDA sözleşmeleri hazırlıyor veya hazır olanlar üzerinden anlaşmalar sağlamaya çalışıyoruz.
Peki bu sözleşmelerin bağlayıcılığı ve hatta sözleşme imzalanana kadar ortada dolaşan ticari sırların korunmasını kim sağlayacak ?

Aslında teorikte biriyle iş konuşacaksan daha henüz başlangıçta nasılsın iyi misin den sonra NDA sözleşmesini imzalamak gerektiğini düşünüyorum.

Düşünüyorum ama uyguluyor muyum hayır ? Fakat uygulayacağım. Bunun için gerekli altyapıyı hazırlamaya başladım.

Özellikle yazılım projelerinde eğer nitelikli bir proje yapılıyorsa anlaşma aşaması müşteriyi ikna ettikten sonra başlıyor. Yani bir müşteriyi ikna etmek için o işi nasıl ve ne şekilde yaptığınızın detaylarını anlatıyor ve hatta şema, doküman, teknik analiz veya kavramsal analiz paylaşıyorsunuz. Müşteriyle NDA sözleşmesi yapmadan teknik şartnameleri hazırlayıp veriyorsunuz ve sonuç, müşteri sizden aldığı değerli know how’ı (fiyat kısmını kaldırıp) rakibinize yolluyor ve bu işi sen kaça yaparsın diyor.
Bu durumda rakibiniz sizin iş yapma şeklinizi veya yönteminizi görüp ona göre bir model çıkarabiliyor. Belki bu durumdan sizin haberiniz olmuyor ama olmayacağı anlamına gelmez.

Daha önce benim başıma geldi, Bir entegrasyon uzmanı olarak hangi sistem ile neyi ne şekilde entegre edebileceğimiz, hangi sistemin webhook’u vardır, hangisinin yoktur, hangisi ne kadar güvenlidir veya hangisinin hangi servisi yeterlidir değildir bunları bildiğimiz için fiyatlandırmayı ona göre çalışıyoruz. Ve bu durumu müşteriye izah ederek güvenini kazanmaya çalışırken aslında güvenmememiz gereken müşterimiz bizim bilgi birikimimizi ve tecrübemizi, mal veya hizmeti biraz daha ucuz’a almak için rakibimize yollayıveriyor.

Hep söylemişimdir, mal veya hizmet satın almak bir uzmanlık ister. Uzman olan herkes başkasının uzmanlığına saygı gösterir ve etik kuralların dışına çıkmaz.

Tanımlamak gerekirse; NDA, iki veya daha fazla taraf arasında yapılan, bir tarafın diğer tarafa açıkladığı gizli bilgilerin belirli bir süre veya amaç doğrultusunda üçüncü kişilere ifşa edilmeyeceği konusunda karşılıklı bir taahhüdün yer aldığı yazılı bir sözleşmedir. Bu sözleşmeler, işbirliği, ortaklık, satın alma, lisanslama ve benzeri birçok iş ilişkisinde kullanılmaktadır.

Genellikle müşterinin bilgisi değerli olduğu için biz yükleniciler müşterinin verisini koruyacağımıza ve 3. kişilerle paylaşmayacağımıza dair imzalar atarız, peki bizim o işi yapmak için uyguladığımız yöntem ve bilgi birikimi ne olacak ? Müşteri bu yöntemi işi daha ucuza satın almak için farklı bir yöntem izlemeye başladığında ne yapacağız ?

İşte bu yüzden iş birlikteliği bir nevi ortaklıktır ve ortaklar birbirlerine ihanet etmemelidirler. Bu da ticaret hukuku tarafından korunması gereken ve cezası ağır olması gereken konular arasındadır.

Değerli bir iş yapan herkes kendini korumak için yazal mevzuatı iyi bilmeli ve mutlaka iyi bir avukat ile söz konusu sözleşmeleri hazırlamalıdır.

Piyasada bir çok soruna çözüm bulan yazılım çözümü geliştirilmiştir, Müşteriye göre söz konusu probleme çözüm sunan yazılım sadece bir araçtır. Ama o yazılımın üreticisine göre o çözüm bir amaçtır. Bir proje fikri öyle bir günde ortaya çıkmadığı gibi, o probleme çözüm getiren bir yazılım ürünün geliştmesi, yaygınlaştırılması, ekosistem yaratması ve sürdürülebilirliğini sağlamak için çok ciddi emek ve zaman gerekmektedir.

Bu kadar uğraşarak yaratılan ürünün korunması ve sahipliği ile ilgili konular için devlet bir çok yasa ve prosedür ortaya koymuştur o kesin, fakat toplumun bu konuda bilinçlenmesi, bir başkasının fikir veya çözümüne saygı duyup eser sahipliğine değer vermek insani ve etik kavramlardır.

Okullarda ders olarak okutulan etik kavramlar toplumun kolay yoldan köşeyi dönme algısına pek bir etki etmiyor olsa gerek, herkes var olan bir fikrin kopyasını yaparak birşeyler elde etmeye çalışmakta.

Genellemeyi sevmem ama maalesef bu durum böyle.

Nitekim işini severek yapan ve ciddiye alan her kurum veya kişi, eğer iş konuşulacaksa öncelikli olarak NDA sözleşmesini masaya koymalı ve bu masada konuşulan bu masada kalmalı kuralını uygulamalıdır. (Artık herşey online olduğu için bu online toplantı odasında konuşulan diye de dönüştürülebilir)

Sonuç olarak;

NDA sözleşmeleri, şirketlerin en değerli varlıklarından biri olan fikri mülkiyet haklarını korumak için vazgeçilmez bir araçtır. Bu sözleşmeler, şirketlerin rekabet avantajını korumalarına, işbirliklerini güvenilir hale getirmelerine ve yatırımcı güvenini artırmalarına yardımcı olur. Ancak, bir NDA sözleşmesinin etkili olabilmesi için, sözleşmenin hukuki olarak doğru bir şekilde hazırlanması ve tüm taraflarca dikkatlice okunması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir